Piezo Cerrahisi

piezo cerrahisi

Piezo Cerrahisi; Minimum Kesiyle Estetik Burun Ameliyatı

Estetik burun ameliyatlarının kalitesini artıran son yılların en büyük buluşu piezo yöntemidir. İtalyan cerrahlar tarafından geliştirilen bu yöntem kemik kesme ve şekillendirmede kullanılır.

Estetik burun ameliyatları burun sırtında var olan kemerin alınması, burun kanatlarının daraltılması gibi burun kemiğinin kesilmesi ve  tıraşlanmasını gerektiren pek çok aşama içerir.

Geleneksel yöntemlerle yapılan estetik burun ameliyatlarında ostetom denilen burun kesici aletler doktorun kontrolu dışı gereğinden çok kesiye sebep olabilir ya da kemikte istenmeyen çatlaklar meydana gelebilir. Yine bu geleneksel aletler çevre yumuşak dokuya harabiyet verebilir, kan damarlarını ve yumuşak dokuyu kestiğinde ameliyat sonrası hastanın ısrarcı morlukları oluşabilir. Aşağıdaki fotoğrafta osteom denen cerrahi aletlerden bir örnek görebilirsiniz. Dahasını koyup gözünüzü korkutmak istemiyorum 🙂

piezo-cerrahisi

Klasik cerrahi aletler ile cerrahın burun şekli üzerindeki hakimiyeti sınırlıdır, çevre dokuya verilen zarar sebebiyle de hastanın ameliyat sonrasında iyileşme süreci uzun sürer.

Kemik şekillendirme esnasında oluşabilecek istenmeyen çatlaklar ya da derin kesiler hastanın sekonder rinoplasti ameliyatı dediğimiz sürece girmesini, ikinci kez bıçak altına yatmasını gerektirebilir.

Estetik cerrahiyi de işte bu yüzden seviyorum. Hem teknik hem de sanatın buluştuğu bir alan, cerrahın elinin hafifliği, reflekslerinin sağlamlığı ameliyat sırasında büyük önem taşır.

Şimdi size bu yeni tekniği anlatmaya çalışacağım;

Ultrasonik piyezo elektrik akımı ile çalışan bir cihaz. Elektirik akımını ses dalgalarına (ultrasonic dalgalara) çeviriyor ve kesi yapmamı sağlayan bir de ucu var.

Önemli nokta da burası; cihazın oluşturduğu ses dalgaları sadece kemik ve sert kıkırdak dokusu üzerinde kesi yapıyor, kan damarlarına, sinir dokusuna ve çevre yumuşak dokuya etki göstermiyor. Bu sayede işlem sadece kemik üzerinde gerçekleştiğinden ameliyat sırasında istenmeyen kanamalar yada doku harabiyeti olmuyor. Hastalarım ameliyat sonrası morluk ve şişlikten şikayetçi olmayarak gündelik yaşantılarına kısa süre içinde dönebiliyorlar. İnsan daha ne ister.

shutterstock_372535501

Modern tıbbın geldiği nokta gerçekten çok etkileyici. Bundan 20 yıl önce fakültede bize öğretilen geleneksel yöntemlerden neredeyse eser kalmadı. Tabi bu yenilikleri takip etmek için sürekli kongre ve toplantılara katılmak bu seyahatleri takvimime sıkıştırmak zorundayım.

Örneğin bunları sizinle Atatürk Havalimanında St. Petersburga gidecek uçağımı beklerken fırsat buldum sizinle paylaşıyorum. 1 hafta Rusya’da “İleri Yüz ve Vücut Kontürü Oluşturma” https://www.aasurgery.ru/en başlıklı kongrede olacağım. 

İstanbul size emanet !

Sevgilerimle

Dr. İlker Manavbaşı

 

19 Ekim 2016

09:40 İstanbul AHV